Jiyanmedya

En Yeni Paylaşım Platformu


Dinlerin temeli Zerdüştlük ya da Kürdlerin efsanevi dini

Paylaş

admin

Mesaj Sayısı : 622
Kayıt tarihi : 12/03/13

Dinlerin temeli Zerdüştlük ya da Kürdlerin efsanevi dini

Mesaj tarafından admin Bir C.tesi Mart 30, 2013 4:18 pm

Yıldız tapınıcıları.. Dinlerin
temeli Zerdüştilik ya da Kürtlerin efsanevi dini




[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]İsmet
Yüce






Rus Kürdolog Minorsky’e göre
Kürdistan’a islamiyet gelmeden önce Kürt halkı Zerdüşti idi. Her ne kadar yeteri
kadar güncel kanıtı olsa da, Aryanilerin ve Kürt halkının günlük yaşayışlarında
bu pagan gelenekler hala görülmektedir. Kürtlerin islamiyete geçişi, oldukça
yavaş ve sancılı bir süreç izlemiştir. Ancak 13 yüzyilda Kürtlerin İslamiyete
geçişi tamamlanabilmiş olsa da, hala, başta, Orta Kürdistan olmak üzere
Kürdistanın birçok kesiminde Ezidiler yaşamaktadır. Kürtlerin giyimlerinden,
günlük yaşayışlarına kadar bir çok alanda Zerdüşti etki açık olarak
görülmektedir.



Yedinci
yüzyılda, Hewrami (Gorani) lehçesiyle, İslam ordularının Kürt Zerdüştilere
yaptığı katliama ağıt:

‘Kutsal yerler yakıldı, kutsal ateşler söndü

Herkesten gizlerdi
namlı büyükler

Zalim
Araplar girdi ta Fırat’a dek

Köylerden tut da ta Şehrizur’a kadar

Esir alındı bütün
kızlar ve kadınlar

Kendi kanında boğuldu özgür adamlar
Kimsesiz kaldı Zerdüşt’ün töresi,dini

Yüce Hürmüz
affetmeyecek hiç birisini’

Kesin tarihi üzerinde anlaşılmamış olsa bile, ortalama, milattan
önce 2000’lere varan bir başlangıç tarihi olduğu ortak kanıdır. Söylentilere
göre: M.Ö. 470; Eski Yunana’a göre: M.Ö. 1800; Babil kaynaklarına göre ise: M.Ö.
2000’lere dayanmaktadır. Zerdüştliğin ana kitabı Avesta M.Ö. 400’de tamamlandığı
düşünülüyor.

İlk İbrani
tapınağından çok önce, İsa’nın doğumundan önce veya İslam görevlendirmesinde,
Zarathustra’nın evrende tek tanrı öğretisini ve iyi ile kötünün savaşını, hatta
dünyanın sonundan bahseden dini oluşturmuştu.


Hindistan’dan, Mısır’a o tarihte bilinen
medeniyetlerde oldukca etkili olmasına rağmen, Batı Avrupa’da uzun yıllar ancak
araştırmacı bir çevre tarafından incelenmekte idi. Modern çağın kurucularından
birisi saylabilecek; filozof: Friedrich Nietzsche,kendisinin de felsefesinin
dönüm noktası sayılan: Ve Zerdüş Böyle Buyurdu kitabı yayınlandıktan sonra, 1900
yüzyılın başında, Zerdüştlük başta Avrupa olmak üzere bütün dünyada bilinir hale
geldi.

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]Zerdüşlük bilinen bütün medeniyetleri etkilemiştir.
Kendisinden sonraki bütün dinlere, kavramsal ve felsefik temel oluşturmuştur.
Günümüzde daha da sistemleşen dinler ve felsefeler; rituel ler ve temel alınan
söylemlerde, bazen birebir, Zerdüştlük ile benzerlikler bulunmaktadır. Çağımızda
Ezidilerin dini olan Zerdüştlük, Kürtlerin tarihsel dinidir. Bilinen ‘semavi
dinler’ öncesi ilk düalist dindir. Dinlere giren temel kavramlar Zerdüştilikte
vardır. İyilik-kötülük; cennet-cehennem; günah-sevap; tanrı-melekler, gibi dini
temellendiren felsefe ilk kaynağını buradan alır.

Bundan 250 yıl kadar önce nüfusları kalabalık olan
Ezidiler, sistemli yürütülen göç ve katliamlarla sayıları 100 binlerle ifade
edilir hale gelmiştir.

Zerdüşt peygamberin M.Ö. 630 yıllarında doğmuş olabileceği tahmin
ediliyor. Ölümü ise 77 yaşlarına doğru olduğu yorumlanıyor. Bu da M.Ö. 560
yıllarına denk gelmesine rağmen, yukarıda da değinildiği gibi; M.Ö. 6000 veya
1000’li yıllar yorumaları, akla; birinci Zerdüştte varmıy dı? Sorusunu
getiriyor. Zerdüştlük kavram olarak: Yıldız Tapınıcıları anlamına geliyor ki,
anlam bakımından da, öğretinin felsefik içeriğine denk düşüyor.

Kuzey İran’dan, Sabalan
Dağında kutsal mağaraya (bütün sonraki dinler de bir mağara imgesi
bulunmaktadır) vardıktan sonra, İran’ın içlerine doğru yürüyüşe geçtiği
söyleniyor. Bu yürüyüş sırasın da, Urmiye gölünün alçalarak yürüyüşcülere zarar
vermeden geciş sağladığı rivayet edilir (Musa’nın Kızıl denizi geçme efsanesinin
kaynağı anlaşılmış oluyor). Bütün bu bilgiler asıl kaynaklarda bulunmaktadır.

Bu yürüyüşten sonraki bir
sınanmanın ardından, kendisine peygamberlik verilmiştir. Avesta (Kutsal Kitabın,
aryan dillerinden, Kürtçe’nin Goran lehçesinde yazıldığı bilinmektedir. Din
söylemleri en fazla Medya ülkesinde kavramlaşmıştır. Yezidi kelimesinin
kökeni’Yazata’; ”tanrı”anlamına gelmektedir.

Zend Avesta; temel seçimler ve açıklamaları anlamında
olmaktadır. Avesta ise; ’temel veya temel seçim’ demektir.

Zerdüşt Peygamberin
geliştirdiği tanrı kavramı, kendisinden sonra gelen peygamberlerin getirdiği
tanrı kavramından çok daha fazla karmaşıktır. Tanrıyı her yönüyle kavramaya
çalışmış ve ifade etmiştir. O Kadar ayrıntılı açıklanmıştır ki: İskender’in
talanından, Zerdüşti din adamları bir araya gelerek tahribatlardan artakalan
kutsal metinleri, 12 bin öküz derisine yazdıklarını bildirirler.

Bahdiniler(Behdinan),
Avesta(ilk kutsal kitap), 21 nosk ‘buket veya kitap’ halinde Ahura Mazda(Yüksek
melek,yüksek tanrı) tarafından, Zerdüşt Peygambere indirildiğini, onun da
bunları değerli takipcisi, Viştaspa’ya emanet ettiğini söylerler. Bu bilgilerden
çıkan diğer önemli tarihsel bilgi ise; Zerdüştiliğin, Ezidilikten önce
olduğudur.

Avesta’nın bir
bölümü Gathalar’dır.Yast ve Yasnalar M.Ö. 250 yılında şekillenmiştir ve bu
şekillenme süreçtir.

Gathalar, Zerdüştün tanrı Ahura Mazda tarafından insanlara
bildirmekle görevlendirdiği kutsal metinlerden arta kalanlardır. Avesta 72
Yasna’dan oluşmaktadır. Yasnalar lirik ilahilerdir. Yasnaları oluşturan
Gathalar, Avestanın şiirsel olarak düzenlenmiş olan bölümleridir.

Avesta üç bölümde oluşur:

1-Vendidad

2-Visperad

3-Yasna
Vendidad; Avestada dinsel kuralların ve bazı mitsel öykülerin
derlenerek kitap haline haline getirilen ilk bölümdür. Dinlere karşı kurallar
anlamına gelir.

Visperad;
Bahdini tapınaklarında karşılaştırma ile okunan dualar ve adanması gereken
kurbanlarla ilgili bölümdür.

Yasna; 72 bölümdenden oluşur, lirik ilahilerdir.

Ezidilik, dünyanın yedi melek
tarafından yaratıldığına inanır. Ana teme Tanrı (Ahura Mazda) ile Melek-i Tavus
(kutsal görülür, diğer dinlerin şeytan diye adlandırdıkları kavrama bu ad
verilir) arasındaki ikiliktir. Tanrı dünyanın yaratıcısı olan fakat koruyucusu
olmayan bir varlıktır. Melek-i Tavus; ilahi iradenin etkin yürütme
gücü-merciidir.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]Yaygın inanışın tersine, Ezidiler ŞEYTANA TAPMAZLAR,
Melek-i Tavus’u, Tanrının gözünden düşen, fakat tövbeden sonra tekrar Tanrının
lütfuna mazhar olacak bir melek olarak görürler. Şeytan kendiliğinden vardır.
Diğer dinlerde ise şeytanı, Allah yaratmıştır.

Kötülüğün varlığına ve cehenneme inanmazlar.
Mazdacılara göre,Ahura Mazda,tek yaratıcı tanrı, ilk başta sonsuz ışıklı
mekanında bulunuyordu. Herşeyi bilen ve hikmet sahibi olarak nitelendiriliyordu
ki, Aryanlar buna “din” diyorlardı. ”Din” Aryani bir kelimedir ve müslümanlar da
bu anlamda kullanmışlardır.

Ahura Mazda tek yaratıcı tanrıdır. Peygamberliği ve tanrısal haber
vericiliği, Ahura Mazda’nın kendisi tarafından Zerdüşt’e verilmiştir. İyi ve
kötünün savaşında, ”Bahdini”; ‘iyi dinli’ olanlar kazanacaktır.

İnancın en temel öğesi,
melek-i tavusun(diğer inançların şeytan dediği), üst düzey tanrı tarafından
yaratıcı olmakla görevlendirdiği anda ortaya çıkar. Felsefeye göre karanlık
(kötülük) aydınlığın olmadığında vardır. Kötü olumlu şeylerin yokluğunda
kendisini gösterir. İyilik olursa kötülük gider. Kutsal kitap; ’Yalvah’da “Ben,
iyiliğin ruhu; her olayın içinde ben varım, ki dıştakiler buna ‘kötü’ diyorlar’,
der.

Gatha’lar insanların
günlük yaşamının kayıt altına alındığnı yazar.

Beş vakit tapınma emreder ve tapınma öncesi kısmi ve
genel temizlik yapılmasını açıklar.

Zerdüştlüğün dini sistemi derin ve karmaşıktır. Eski Yunan
felsefesinden modern dinlere kadar hepsinin temel öğelerini barındırırlar.

Altı temel öğeden
(meleklerden) hareket edilir:

AŞA: Hak düzeni, Ahura Mazda (tek, en yüksek tanrı), Aşa aracılığı
ile genel düzeni kontrol eder.

VOHU MANAH: İyi akıl, iyi amaç; insanın iç kontrolunu yaparlar.
İnsan-tanrı ilişkisinde köprü
rolü oynuyor.

KHŞATHRA: İlahi egemenliğin temsili, iyi düşünme, iyi söz, iyi
eylem uygulayıcısı. İnsanlar bu dünya hayatını bitirerek sonsuz mutluluğa
giderler.

ARMAİTİ:
Dine bağlılık, dindarlık veya sevgi ilişkisi.

HARVATAT-
AMERETAT:
Sağlamlık, fiziksel bütünlük koruyucusu.

Günümüzde en çok bilinen isimlerden ŞEYH ABDİ İBN
MUSAFİR(1070-1162), yeni felesefeyi, 12 yüzyılda şekillendirmiştir. Şeyhin
türbesi, Musul yakınlarında LALİŞ’tedir. Kutsal sayılır, ziyaret edilir ve namaz
sırasında ezidiler, güneşe ve Lalişe dönerler.


Kürt Halkının bütün tarihsel değerlerinde olduğu
gibi, Zerdüşlükte de sömürgeci kültür sürekli bir yozlaştırma ve unutturma
politikası geliştirmiştir. Felsefenin içine oldukca islami öğeler yerleştirmiş
ve sisteme yaklaştırarak asıl köklerinden uzaklaştırma cabasına girmiştir. Şu an
genel olarak bilinen ve uygulanan sistem, aslına oldukca, uzak karma bir
anlayıştır. Yeniden öze dönülerek düşünceyi sistemleştirmek gerekmektedir. Kürt
halkı ancak böylesi uğraşlarala sağlam bir tarzda kültürleri ile buluşabilr ve
toprağa sağlam basabilirler.

Çok karmaşık ve mitolojik olan konu, bir makale kapsamın da ançak
bu tarzda özetlenebilir. Okur bunu referans alarak diğer kaynaklara yönelerek
ayrıntılara girebilir ve yeni sonuçlar çıkabilir. Kaynak sayısı çesitli dillerde
10-15’i geçmemekle birlikte genel anlayış verilmektedir. Kürdistanlı
araştırmacılar tarihin aslını ortaya çıkarmaları gerekmektedir. Çünkü yorumlar
genellikle merkeze yakınlaştırma çabaları ile doludur. Zerdüştlüğün Kürdi yanı
temeldir ve buradan hareket edilmelidir.


KAYNAKLAR:
-Wadie Jwaided; Kürt Milliyetciliğinin Tarihi

-David Mcdowall;
Modern Kürt Tarihi

-M.Sıraç Bilgin; Zarathustra
-Minorsky; Kürtler
-James Darmensteler; The Zend
Avesta

    Forum Saati Paz Ara. 04, 2016 4:12 pm