Jiyanmedya

En Yeni Paylaşım Platformu


Şairlerden seçmeler....

Paylaş

admin

Mesaj Sayısı : 622
Kayıt tarihi : 12/03/13

Şairlerden seçmeler....

Mesaj tarafından admin Bir Paz Mart 17, 2013 7:27 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Dostlar, bu topikte şairlerimizin beğendiğimiz
şiirleri paylaşıyoruz..
İlk şiir...
'İlk Adım' olsun



<table style="margin: auto;" class="tborder" border="0" cellSpacing="1" summary="table" cellPadding="6" width="1" align="center">

<tr>
<td class="tcat" colSpan="2"></td></tr>

<tr>
<td class="alt1"></td></tr></table>


<table style="margin: auto;" class="tborder" border="0" cellSpacing="1" summary="table" cellPadding="6" width="1" align="center">

<tr>
<td class="tcat" colSpan="2"></td></tr>

<tr>
<td class="alt1"></td></tr></table>
İLK
ADIM


Bir mermi de
benden aslanım,

Bir
mermi de benden.

Bir
mermi de benden zafer topları

Mukaddes namlular!
Daha gelmesin mi
bahar,

Daha gülmesin
mi ağlayanlar?

Yıllardır kan içinde, sargı içinde
Unuttunuz mu
Sevmesini
şakalaşmasını?

Çekik
gözlüler,

Kıvırcık
saçlılar, ablak yüzlüler!

Küller mi saz beniz etti sizi
Yabani güller, dost bakışlar, otlu
çiçekler!

Ve sizler
:

Adana, Aras pamuğu kadar
Sevdiğim
yüzler!

Yayla türkülerim kadar
Memleketlilerim kadar
Sevdiğim yüzler! Altıya mı değdi
yaşlarınız

Otuz dokuz
doğumlu çocuklar?

Ömrünüz, gözleriniz, uykularınız
Sığınaklarda geçti harp
boyunca.

Oylum oylum
ateşleri gördünüz mü,

Cepheden dönenleri sordunuz mu?
Tanır mısınız
Ay nedir, gün nedir, elma
nedir?

Güneşi gözlere
doldurmak güzelken

Hey küçük kardeşler hey
Görün ne hale koydular
dünyamızı.

Şimdi
zafer topları gürlüyor

Avrupa'da.
Ve deniz ötesi kıtalardan
Şarkılar...
Şimdi kazaska oynuyor
Avrupa.

Şimdi silah
yerine bayrak tutanlar...

Hiçbirini tanımadığımız,
Oyunlarını
bilmediğimiz

Mişiganlılar, Oksfortlular, Ukranyalılar
Şimdi, göz aydın etme
zamanıdır.

Yeni bir
dünya doğuyor.

Şorul
şorul giden kan pahası.

Müjdeler, müjdeler olsun
Yeni bir dünya
doğuyor

Zincir
seslerinden

Verem
basillerinden uzakta...
Büyük ölülerini bağrına basıp
Yaralı insanlarımız
Kahramanlarımız konuşuyor :
"Benim olsun, senin olsun, bizim
olsun,

Hani
kardeşlerimiz vardı ya

Bu dünyada.
-Kız kardeşlerimiz, annelerimiz,
şairlerimiz-

Dumdum kurşunuyla vursalar
da

Her zaman böyle döğüşeceğiz
:

Gırtlak gırtlağa, diş dişe, tank
tanka

Demokrasi
için,

Eşitlik ve hürlük
uğruna"

Bir mermi de benden aslanım
Bir mermi de benden
Bir mermi de benden
Zafer topları, mübarek
namlular!



Enver GÖKÇE

bu güzel şiirin videosu için;
Ktunnel


Hücredeki Adali' nin Rüyasi...



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Bende, Kavgamızın Mahir' nin ikinci
şiirini paylaşayım;


HÜCREDEKİ ADALININ
RÜYASI


II

Cıgaram elimi
yakıyor.

Maltepe’de etrafı karanlığın
cüceleriyle çevrilmiş marş söyleyen iki ada’lı.

İki ada’lının marş söyleyişinde silâhlar
susar.

Maltepe’nin göbeğini derin bir
sessizlik kaplar.

Dalga, dalga yayılır,
ada’lıların erkek sesi, etrafa.

O anda iki
adalının gözünde her şey silinir,

Karanlığın militanları küçülür…
Sanki biraz önce atılanlar tomson kurşunu değil, parmak
cücelerinin minik okları.

O an ne binlerce
güvenlik kuvveti, ne polis, ne zırhlı tugay, ne tomson, ne
mitralyöz.

Her şey önemsiz, küçük ve
etkisizdir. İki ada’lı için.

Ada’lıların
korosu karanlık cücelerinde bir panik yaratır.

Yüzlerinde, ezikliğin, şaşkınlığın biraz da utancı izleri
okunur.

Sanki ilahi bir kuvvet onların
ellerini, kollarını bağlamıştır. Ta ki, iki ada’lının marşı bitene
kadar.

Ada’lılar sol yumrukları havada,
pencerenin önünde boy hedefi oldukları halde ataş
edemezler.

Garip bir andır bu
an.

Bu an karanlık cücelerinin, insanlığa
dönüş anıdır.

Cüceler konuşmazlar bile bu
anı.

Büyülenmişlerdir iki ada’lının havaya
kalkan sol yumrukları ile.

Ve kaybolup
gitmişlerdir iki koronun nameleri arasında.

Koro susar, büyü bozulur, görevlerini hatırlar
cüceler,

Eller tetiklere
tarrrr………

Ve Cevahirimi kalbime gömüp
dönerim hain hücreme.


Mahir
ÇAYAN

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


DEVRİM



Temiz
kalan tek yerdir devrim


bütün bir
yıl


kirlenen
duvarda


ama görebilmek
icin


asıldığı çividen
indirilmelidir


yapraklari biten
takvim




Zorbalara
direnmektir devrim


bir
çocuğun


annesinin çantasından aldığı
paraları


altına
gizlediğini


söylememiştir
dövülen


hiçbir
hali




İçinde yaşamaktır
devrim


dikiş
kutusunun


ve toplu iğneler
gibi


bir arada olmayı
gerektirir


karşı
koyabilmek icin zulmüne


makas denilen patronun



Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim

ateş böceklerini

yakalamak isteyen çocukların

peşine takılır gün gelir

yanıp sönen mavi ışıkları

polis arabalarının



Kağıt bir gemidir devrim

bütün gemiler

hurdaya
çıksa da sonunda


taşıdığı özgürlük
şiiriyle


batmadan yüzer
nicedir


dünya
sularında




Kim bilir kaç yunus
görmüş


kaç Deniz
Gezmiş...


Sunay AKIN..

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Çocuk

Bakma gözlerime öyle
çocuk

Dayanamam
biliyorsun

Ben çalmadım
yarınını

Ben kapıları kapamadım
sana


Bakma gözlerime öyle
çocuk

Dayanamam
biliyorsun

Yıllar sana anlamsız
gelsin

Ben
istemedim


Seni aç ben
eylemedim

İstemedim hiçbir
şeyi

Bakma gözlerime öyle
çocuk

Dayanamam
biliyorsun




AHMET YILMAZ
TUNCER


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



Bir zamanlar toplu
taşımacılığın simgesi olan bir tramvay

istiklal Caddesi'nin iki ucu arasında gidip gelmeye
devam eder.

Bu
haliyle sanki hapishanenin avlusunda volta atan tutsak
gibidir.

Tramvayın önünde ve arkasında şu uyarı okunur 'Asılmak
Tehlikeli ve Yasaktır'

insanlığın ayıplarından biri olan idam cezasına karşı
olan bir tramvaydır o!..

Onun trajedisi de, adı istiklal (özgürlük) olan bir
caddeye tutsak olması,

dışarıya çıkamamasıdır!!!

SUNAY
AKIN

İstiklal


Bu zırhları, bu orduları
tanırım,

benim de sularıma
girdiler,

benim de toprağıma asker
çıkardılar geceleyin.

Kanıma
susamıştılar.

Çalmak istiyorlardı
gözlerimin nurunu,

hünerini
ellerimin.

Döktük denize
onları

1922'ydi
yıllardan...


Mısırlı
kardeşim;

şarkılarımız
kardeştir,

isimlerimiz
kardeş,

yoksulluğumuz
kardeştir,

yorgunluğumuz
kardeş.


Şehirlerimde güzel, ulu, canlı ne
varsa:

insan, cadde,
çınar,

savaşında senin
yanındalar.

Köylerimde Kelam-ı Kadim
okunuyor

senin
dilinle,

senin zaferin
için...


Mısırlı
kardeşim,

biliyorum,
biliyorum,

istiklal otobüs değil
ki

birini kaçırdın mı, öbürüne
binesin...

İstiklal sevgilimiz
gibidir

aldattın mı bir
kere

zor döner bir
daha.


Mısırlı
kardeşim,

kanalın sularına karıştı
kanın.

İnsanın yurdu bir kat daha
kendinin olur

toprağına, suyuna
karıştıkça kanı.

Yaşamış sayılmaz
zaten

yurdu için ölmesini
bilmeyen millet...


Nazım Hikmet
RAN
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



En mavi yerine ulaşmak için
göğün yüzünü yırttık
Verimi
dışa vursun diye

toprağı tırnaklarımızla
kazıdık

Biz
devrimciyiz

El değmemiş duygularla sevdik
işimizi

Rüyalarımıza dahi gölge düşmesin
diye

yoldaşlarımız yastık başımızda NÖBETE
durduk


alintidir..



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Ben hem kendimden bahseden şiirler yazmak
istiyorum,

hem bir tek insana, hem milyonlara seslenen şiirler.


Hem bir tek
elmadan, hem süpürülen topraktan,

hem zindandan dönen insan ruhundan,

hem
kitlelerin daha güzel günler için savaşından,

hem bir tek insanın sevda kederlerinden

bahseden
şiirler yazmak istiyorum,

hem ölüm korkusundan, hem ölümden
korkmamaktan

bahseden şiirler yazmak istiyorum.

Nazım Hikmet
Ran

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


GÖZÜM
BAŞIM ÜSTÜNE



Şu
Dünyada
Ayrılık

Var
Ölüm
Var
İlle de

Zulüm
Var
Gözüm
Başım

Üstüne
Hangi
Kitap
Yazıyor

Kardaş
Ben
Calışam
Eller

Ala...

Enver GÖKÇE

    Forum Saati Salı Ara. 06, 2016 2:57 am